Kesme ve kum boncuklar ile yapılmış otantik sehpa örtüsü


Kesme ve kum boncuklar ile yapılmış sehpa örtüsü

Sehpa Örtüsü Modelleri İçin Şık Öneriler
 İşlemeli Sehpa Örtüsü
 Desenli sehpa örtüsü modelleri
 Modern dantel sehpa örtüsü modelleri
 Çiçekli sehpa örtüsü modelleri
 İşlevsel Sehpa Örtüsü
 Kırk Yama Sehpa Örtüsü
 En güzel sehpa örtüsü modelleri


Coffee table cover made with cut and sand beads

  Stylish Suggestions for Coffee Table Cloth Models
  Embroidered Coffee Table Cloth
  Patterned coffee table cloth models
  Modern lace coffee table cloth models
  Floral coffee table cloth models
  Functional Coffee Table Cover
  Patchwork Coffee Table Cover
  The most beautiful coffee table cloth models

Beaded needle lace, lace coffee table cloth, lace lace samples

Housse de table basse en perles de sable et coupées

  Suggestions élégantes pour les modèles de couverture de table basse
  Nappe de table brodée
  Modèles de nappe à motifs
  Modèles de nappe en dentelle moderne
  Modèles de nappe à fleurs
  Housse de table basse fonctionnelle
  Housse de table basse patchwork
  Les plus beaux modèles de nappe de table basse

dentelle à l'aiguille perlée, nappe en dentelle, échantillons de dentelle



Tampa da mesa de centro feita com contas de areia e corte

  Sugestões elegantes para modelos de toalhas de mesa de café
  Pano de mesa de café bordado
  Modelos de toalhas de mesa com padrões
  Modelos modernos de pano de mesa de café de renda
  Modelos de pano de mesa de café floral
  Tampa funcional da mesa de centro
  Tampa da mesa de café dos retalhos
  Os mais belos modelos de toalhas de mesa de café

laço frisado da agulha, toalha de mesa de café de renda, amostras de renda de renda

Ebruli ip ile örülmüş el örgü bayan şal modeli


Hand knitted ladies shawl pattern knitted with marbled thread
Women's shawl models, marbled braids, the most beautiful knitting models, women's knitting fashion examples

ebruli iple örülmüş, tığ işi çok şık örgü şal örneği
Kadın şal modelleri, ebruli örgüler, En güzel örgü modelleri ,Kadın örgü modası örnekleri

Motif châle pour femme tricoté à la main en fil marbré
Modèles de châles pour femmes, tresses marbrées, les plus beaux modèles de tricot, exemples de mode de tricot pour femmes

Padrão tricotado xaile tricotado manualmente com fio marmorizado
Modelos femininos de xale, tranças marmorizadas, os modelos de tricô mais bonitos, exemplos de moda de tricô feminino

Patrón de mantón de mujer tejido a mano tejido con hilo marmolado
Modelos de chal de mujer, trenzas de mármol, los modelos de tejer más bellos, ejemplos de moda de tejer de mujer

Motifli kolları dantel örgü bayanlar için örgü kazak


Mevsimlik bayan kazak modelleri
Motifli kolları dantel örgü bayanlar için örgü kazak modelleri

Seasonal women's sweater models
Patterned lace sleeves knit sweater knitting patterns for women
women's fashion, seasonal women's sweaters, knitting samples, fashion knitting sweater models

Modèles de pulls saisonniers pour femmes
Modèles de pull en tricot à manches en dentelle pour femmes
mode féminine, pulls saisonniers pour femmes, échantillons de tricot, modèles de pulls en tricot de mode

Modelos de camisolas sazonais para mulheres
Modelos de camisola de malha de renda com mangas estampadas para senhoras

moda feminina, blusas sazonais femininas, amostras de tricô, modelos de blusas de tricô da moda

Kadın'ın Bahar'ı Özge Özpirinçi veda etti


En uzun soluklu dizilerinden biri olan Kadın Fox ekranlarının en çok izlenen başarılı yapımlarından biri. Farklı senaryosu ve başarılı oyunculukları ile yayınlandığı her hafta seyirciden tam not alıyor. 3. yeni sezon için gün sayan dizinin Bahar'ı Özge Pirinçci'nin instagram'daki veda paylaşımı olay oldu, dizinin sıkı takipçilerini kızdırdı.

Deniz kenarında Kelly Brook meme show


Kelly Brook, çekime kaldığı yerden devam etti. Elbette onu adım adım takip eden gazeteciler de fotoğraflarını çekmeye.

Özel hayatını fazla saklamaya gerek görmüyor. Basınla ne zaman karşılaşsa güler yüzle sohbet edip poz veriyor..




Tek başına tatil yaptığı sırada fotoğraflarının çekildiği fark ettiği anda da güzel görünmek için elinden geleni yaptı.

Brook geçen hafta sonunu Miami'de geçirdi.Brook zaman zaman çevredekilerle şakalaştı.

Brook kimi zaman çekim aralarında fotoğrafçılarla sohbeti de ihmal etmedi.

Anadan doğma çıplaklar yarışması

Bu programda çıplaklar yarışıyor


Böyle yarışmamı olur!

Danimarka Devlet televizyonu DR 3'te yayınlanmaya başlanan Klædt af 'soyun' adlı programa katılan gençler, çıplak yaşıyor, sokağa, alışverişe çıplak çıkıyor, işe çıplak gidiyorlar.
Programın formatına göre, gençler evlerinde mobilya, telefon, TV, radyo, bilgisayar, tablet, giysi, çanak, çömlek gibi hiçbir şey bulunduramıyor.

Katılımcıların evinde sadece tuvalet kağıdı bulunuyor ve gençler günde sadece bir kere, evlerine yakın konuşlandırılan Konteynerin içindeki eşyalarından sadece birini alabiliyorlar.

Konteyner içindeki eşyaların tamamı alındığında ise program sonuçlanmış olacak.


Doğum Yardımı Nasıl Alınır, Kimler Doğum Yardımı Alabilir

Yürürlükteki aile paketinin en önemli başlıklarından biri olan doğum yardımı nedir? Doğum yardımından nasıl faydalanılır, doğum yardımı başvuru şartları nelerdir? Doğum yardımına kimler başvurabilir? Tüm bu soruların yanıtını Meydan gazetesi yazarı Dr. Mehmet Bulut veriyor...

Yasalaşarak yürürlüğe giren Aile Paketi'nin en önemli maddelerinden birisi de doğum yardımı. Peki, doğum yardımı nedir? Kimler, nasıl yararlanacak? Meydan Yazarı Dr. Mehmet Bulut yazdı...

Doğum yardımı hem memurlar hem de işçiler için farklı şekilde uygulanmakta iken yürürlüğe giren Aile Paketi ile uygulamada birliktelik sağlandı. Artık devlet, işçi-memur ayrımı olmaksızın herkese doğum yardımı yapacak.

Ancak uygulanacak paketin yürürlük tarihi ve tutarları açısından bazı soru işaretleri mevcut.

Ayrıca başta belirtelim ki Devletin asli görevi, ailelere doğum başına para vermekten öte dünyaya getirdikleri çocuklara güzel bir gelecek sağlamaktır. Bunun için de hem kişi başına milli gelirin artırılması hem de yaşanabilir bir ortam sağlanması gerekmekte. Ama ne yazık ki şu an itibariyle bu imkânların çok gerisindeyiz.

Bugün sizin doğum yardımından faydalanacaklar, şartları, tutarı, çocuk sayısı, kârda veya zararda olanlar hakkında kafanızdaki soruları gidermeye çalışacağım.

Doğum Yardımından Kimler Yararlanacak?

Öncelikle doğum yardımından tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yararlanabilecek. Bunun yanı sıra doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve bunların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları da doğum yardımından yararlanmak için başvuruda bulunabilecekler.

Yani ülkemizde yaşayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancı çiftlerin doğum yardımından yararlanması söz konusu değil.

Peki, çiftlerden birisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, birisi yabancıysa ne olacak?

Bu durumda da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan anne veya babaya doğum yardımı yapılacak.

Şayet hem anne hem de baba Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise doğum yardımı sadece anneye yapılacak. Yani gerçekleşen doğum nedeniyle hem anneye hem babaya ayrı ayrı doğum yardımı yapılmayacak.

Ayrıca doğum yardımında Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK'ya) kayıtlı olma gibi bir şart yok. Doğum yardımı ödenmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan nüfus kayıtları esas alınacak.

Doğum Yardımının Tutarı Ne Kadar?

Öncelikle belirtelim ki doğum yardımından faydalanılabilmesi için doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Yani çocuğun canlı olarak dünyaya gelmesi şart. Şayet düşük nedeniyle doğum gerçekleşmemişse doğum yardımı alınamayacak. Buna karşın çocuk sağ olarak doğmuş ancak kısa süre sonra hayatını kaybetmişse yine de doğum yardımı alınabilecek. Umarım bu ihtimal kimsenin başına gelmez ve herkes çocuğunu sağlıklı bir şekilde kucağına alır.

Bu şekilde canlı doğan birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 TL doğum yardımı yapılacak.

Bu tutarları artırmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı müştereken yetkili. Yani bahsedilen tutarların ilerleyen dönemlerde artması da mümkün. Zaten söz konusu tutarlar Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça düşük kalmakta.

Doğum Yardımında Kim Kârda Kim Zararda?

Doğum yardımı daha önceden memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre yapılmaktaydı. Ancak Aile Paketiyle 657 sayılı kanundaki doğum yardımı da yürürlükten kaldırıldı.

Eski düzenlemeye göre devlet memurlarına 2015 yılı için doğum yardımı olarak 198,27 TL ödeniyordu. Ayrıca doğum yardımı çocuk sayısına göre değişmiyordu. Yeni düzenlemeye göre, doğacak birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve daha sonraki çocuklar için ise 600 TL doğum yardımı ödenecek. Bu durumunda memurlar için, doğum yardımı; birinci çocuk için 101,83 TL, ikinci çocuk için 201,83 TL ve sonraki her çocuk için 401,83 TL daha fazla yapılmış olacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilerden, kapsamında bulundukları bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre doğum nedeniyle işçiye bir ödeme yapılması kararlaştırılmışsa ve kararlaştırılan tutar Aile Paketindeki tutarlardan az ise aradaki fark kendilerine ödenecek.

Özel sektörde çalışanların durumu ise farklı. Özel sektördeki bir işçi doğum yaptığında patronu iş sözleşmesine dayanarak doğum yardımı yapabiliyordu. Bundan sonra patronlar nasıl olsa devlet yardımda bulunuyor diyerek doğum yardımı yapmama yolunu seçebilirler.

15 Mayıs'tan Önce Doğum Yapmayın

Doğum yardımında önemli bir nokta bulunmakta. Aile Paketinde yer alan doğum yardımı yasalaşmasına karşın şu an uygulanmıyor. Sebebi ise garip bir karar ile yürürlük tarihinin 15 Mayıs 2015 olarak belirlenmesi. Dolayısıyla 14 Mayıs ve öncesinde doğum yapacaklar ne yazık ki doğum yardımı alamayacak. O yüzden imkanınız varsa doğum tarihinizi buna göre belirleyin…

Uygulamaya ilişkin detaylı bilgi almak isteyenler, ücretsiz hizmet sunan “Alo 144 Sosyal Yardım Hattı”nı arayabilir veya aile ve sosyal politikalar il müdürlüklerine başvurabilir.
MeydanGazetesi.com.tr

Beldeki fazla yağlara dikkat.

Bel kısmındaki yağların fazlalığı sorun çıkarıyor. Hastalıklara davetiye çıkaran yağlanmalar kötü bir şekilde etkiliyor.

  Bu konuda Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçukbir takım açıklamalarda bulundu. Buna göre  beldeki yağlanmanın kronik hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi. Kalıcı tedavinin diyet tedavisi olduğu kabul edilmesi gereken bu tip yağlanma, aslında birçok kronik hastalığın oluşmasında etkin bir rol oynamaktadır diyen

Selçuk şunları söyledi: "Bu tür yağları olanlarda metabolik sendrom, dislipidemi, kardiyovasküler hastalıklar ve tip 2 diyabeti sık görülüyor. Bu yağlanmayı azaltmak için doktor ve diyetisyen kontrolü şarttır.

 Bu kişilerde oluşan hormon bozukluklarında ilaç tedavisi gerekebilir. Diyet tedavisi bu rahatsızlıkların riskini ortadan kaldırır.."


Böbrek taşı olanlar bayramda dikkat!

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, yaz mevsimine denk gelen ramazan ayının sıcak ve uzun geçtiğini, bu zamanda oruç tutanlarda böbrek taşı oluşma riskinin arttığını ortaya koyarak , “Ramazan ayı ertesi uzun devam eden susuz kalma zamanı ortadan kalkacağı için sıvı tüketimi bir miktar artırılmalı ve bütün güne yayılmalı” diye belirtti .

Eskiçorapçı, yapmış olduğu duyuruda , ramazanda uzun devam eden susuzluk dolayısıyla böbrek taşı oluşumu ve taş dökme şikayetiyle gelenlerin sayısının çok olduğunu belirtti .
Türkiye ’de üriner sistem taş hastalığına sık rastlandığını dile getiren Eskiçorapçı, böbrek taşlarının, idrar yolu enfeksiyonları ve prostat patolojilerinden akabinde üriner sistemi en sık etkileyen üçüncü patolojik durum olduğunu ifade etti .

Birçok hasta tarafından “böbrek taşı düşürmenin” doğum sancısına benzetildiğini ancak bazı durumlarda da ağrının oluşmadığını açıklayan Eskiçorapçı, belirti vermeyen bu taşların genellikle başka bir isteksizlik dolayısıyla çekilen röntgen filminde veya idrar tahlilinde ortaya çıktığını aktardı.
Prof. Dr. Eskiçorapçı, “İster ağrıya sebep olsun talep eder olmasın taş oluşumunun altında yatan nedenin kesinlikle ortaya çıkarılması lazım geliyor . Zira böbrek taşı hastası ek tedavi almadığı takdirde, hastalık ilk sene % 10, beşinci sene % 35 ve onuncu sene ise % 50 tekrarlama eğilimi gösteriyor” diye belirtti .
Son yıllarda bu rahatsızlığın arttığını, bunun en mühim nedenleri arasında hata beslenme ve yetersiz sıvı alımının ortam almakta olduğunu söyleyen Eskiçorapçı, üriner sistem taş hastalığının genellikle İkinci ile 49 yaş aralığında ortaya çıktığını, araştırmaların 50 yaş üzerinde ilk defa taş oluşturma oranının düşük olduğunu ortaya koyduğunu söyledi .
Taş hastalığı erkeklerde kadınlara göre 3 kat çok

Eskiçorapçı, böbrek taşı rahatsızlığının, erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha çok görüldüğünü kaydederek, çocukluk döneminde ise erkek ve kız çocuklarda taş oluşum oranları arasında fark bulunmadığını belirtti .
Türkiye’de böbrek taşının Güneydoğu, Akdeniz ve Doğu Karadeniz’de daha çok görüldüğü bilgisini veren Eskiçorapçı, protein içerikli gıdaların, tuzlu yiyeceklerin, hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile kalsiyum ve sodyum içeren bazı ilaçlar ile tahıllı gıda tüketiminin yetersiz olmasının da taş oluşumunu artırdığını bildirdi.

Saadettin Eskiçorapçı, böbrek taşlarının hiç bir tedavi olmadan kendiliğinden düşebildiğini ifade ederek, bu biçimde düşmeyen taşların da Flaş şok dalgalarıyla kırıldığını, üreterorenoskopi ile alınabildiğini veya böbreğin yer aldığı bölgeden çok fazla küçük bir kesi yapılarak kameralı sistem ile direkt böbrek içine girilerek kırılarak, vücut dışına çıkartılabildiğini belirtti .
“Yaza denk gelen ramazanlarda sıvı tüketimi çok fazla mühim ”
Bir kişinin, günde ortalama İkinci litre su tüketmesi gerekmekde olduğunu ifade eden Eskiçorapçı, “Taş oluşumu riski yaz aylarına denk gelen ramazanda arttığından bu ay ertesi uzun devam eden susuz kalma zamanı ortadan kalkacağı için sıvı tüketimi bir miktar artırılmalı ve bütün güne yayılmalı. Böbrek taşı hastalığı olanlar suyun yanında ev yapımı limonata içmeye itina göstermeli. Limonata böbrek taşı oluşumunu ciddi şekilde azaltıyor” diye açıkladı .

“Evde sürekli limonata yapın”
Eskiçorapçı, ev yapımı limonatanın önemine dikkati çekerek, gazlı içeceklerden uzak durulması gerekmekde olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Eskiçorapçı, “Böbrek taşı hastaları ramazan ayında kesinlikle böbreklerde kuruma olacağı için bu ay ertesi tükettiği su miktarını artırmalı. Limonatayı da ihmal etmemeleri gerek . Hatta terleme oranına göre daha da artırabilirler” ifadelerini kullandı.
 

Kontakt lensinizi çıkarmadan havuza girmeyin

Havuz kullanımında kontakt lensi olanların göz sağlığı ve lens temizliğine çok dikkat etmeleri gerekmekde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Altan Özcan, "Lens kullanıcılarında enfeksiyon riski kullanmayanlara göre çok daha fazladır. dedi

 Akantomoeba denilen bir parazit dolayısıyla daha çok kontakt lens kullanıcılarında ciddi görme kaybına yol açabilecek düzeyde göz iltihapları görülebilir. Enfeksiyona yol açan bu durum görmeyi tehdit eder. Bu sebepten ötürü havuza girmeden kontakt lenslerin çıkarılması, makul lens temizliğini sağladıktan akabinde lenslerini takmaları, gelişebilecek enfeksiyonları önlemek açısından önemlidir" diye belirtti .

VİRÜS UYARISI

Gereğinden çok klorlanmış ya da hijyenik koşulların sağlanamadığı havuzların göz sağlığı açısından riskler taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Altan Özcan, bunları açıkladı : "Toplu kullanılan havuzların iyi temizlenememesi ya da klor miktarının yetersiz olması durumunda bakteri, virus ve parazit rahatça çoğalabilir. Bu durum, görmede kalıcı azlığa yol açabilecek göz enfeksiyonlarına neden olabilir. Gözün ağrılı, kırmızı ve çapaklanan bir hal aldığı bu durumda görme keskinliği de düşer. Göz sağlığı açısından tehlikeli olan bu durum, özel bir virüs olan Adenovirus ile oluştuğu vakit çok daha bulaşıcı olup, sürat ile yayılıp, salgınlar yapabilmektedir.

Virüs, yer aldığı ortamda çok uzun süre canlı kalabilir. Tedavisi zordur, her ilaca yanıt vermez ve gözde ağır zedelenmeye sebep olabilir. Bu da toplum sağlığı açısından çok önemlidir. Havuz suyunu dezenfekte etmek amacıyla kullanılan kimyasalların bazı kişilerde gözlerde artmış hassasiyete neden olduğu  da bilinmektedir. Bunun için havuza giriş yapariken koruyucu yüzücü gözlüğü kullanımı yararlı olur. Mevsimsel alerjiye yatkınlığı olan kişilerde ise havuz kullanımı ertesi alerjik durumlar oluşabilir. Bu kişilerdeki kızarıklık ve kaşıntı gibi semptomlar, ortamda mevcut bulunan kimyasalların ve güneş ışınlarının da etkisiyle artar. Bu sebepten ötürü denetimleri gercekleşen , temizliğinden iddialı olunan havuzlara girilmeli ve havuz kullanımı ertesi gelişen göz kızarıklığı ihmal edilmemeli, kesinlikle bir göz hastalıkları uzmanına danışılmalıdır."

Bayram Şekeri Diyabet Zehiri Olmasın

Deniz Şafak, diyabetin şeker başta olmak üzere karbonhidrat, protein ve yağ ile ilişkili bir metabolizma hastalığı olduğunu hatırlatarak, bayram süresince nasıl sağlıklı beslenilmesi gerektiğini anlatıyor.

Bayram sonrası aşırı yemek yemek, ağır hamur işleri, şeker, çikolata ve şerbetli tatlıları fazla tüketmek, sindirim sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, kan şekerinin hızlı yükselmesine sebep olarak, diyabet hastaları için ciddi tehlike oluşturuyor. Central Hospital'den Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Şafak, diyabetin şeker başta olmak üzere karbonhidrat, protein ve yağ ile ilişkili bir metabolizma hastalığı olduğunu hatırlatarak, bayram süresince nasıl sağlıklı beslenilmesi gerektiğini anlatıyor.

BAYRAMDA ŞEKER TÜKETİMİNE DİKKAT

Bayram çok güzel ve anlamlı ancak sağlık açısından değerlendirildiğinde, beraberinde getirdiği rahatsızlıklar için aynı yorumu yapmak pek mümkün değil. Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerin birçoğunda psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimi görülüyor. Bayram boyunca ölçüsüzce besin tüketimi; kronik hastalığı olan kişilerde sorunlar oluşturabileceği gibi sağlıklı bireyler için de risk içermektedir.

Hızlı şeker değişiminden kaçınılmalı

Bayramla birlikte, özellikle tatlı tüketiminde aşırı bir artış yaşanıyor. Şeker, çikolata ve şerbetli tatlıların çok tüketilmesi, vücudumuzda aşırı şeker yüklenmesine, sonrasında da şekerin düşmesine sebep oluyor. Gereğinden fazla tatlı gıdalar tüketmek, asıl besin ihtiyaçlarımızı karşılamamıza da engel olabilir. Artan tatlı tüketimi yağ ve kolesterolde ani yükselişlere neden olacağı gibi, ailesinde hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, kalp-damar hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları olanların ve yaşlı kişilerin de bu konuda daha hassas davranmaları gerekiyor. Diyabet ve şeker başta olmak üzere karbonhidrat, protein ve yağ ile ilişkili bir metabolizma hastalığı olduğundan bu kişilerin hamur işi yiyecekleri sınırlamaları ve tatlıdan uzak durmaları gerekmektedir. Sadece diyabet hastalarının değil sağlıklı bireylerin de kan şekerlerini dengeleyebilmesi için tatlı tüketimine sınır getirmeleri önerilir. Çay şekeri olarak bilinen glikozun; kanseri besleyebildiği, bağışıklık sistemini zayıflattığı ve metabolizmayı kötü etkilediği de unutulmamalıdır.

Eğer tatlı besinler tüketilecekse günde bir porsiyonu geçmeyecek şekilde planlama yapılmalıdır. Baklava için 3 dilim, sütlü tatlılar için bir kase uygun miktarlar olmaktadır. Şerbetli tatlılardan sonra yarım bardak kadar süt veya ayran içilmesi tavsiye edilir. Bu şekilde tatlıdaki şeker miktarı ile sütlü üründeki protein etkileşir ve şekerin kanda hızlı yükselmesi engellenmiş olur. Tatlıdan uzak durulamayacaksa bu önlemlerin alınması faydalı olur.

Bayramda tüketilen sıvı gıdalara dikkat

Sadece yenilen tatlılar değil içecekler konusunda da dikkat edilmeli, çay ve kahve çok tüketiliyorsa, alınacak şeker miktarı azaltılmalıdır. Yaz aylarında şekerli hazır meyve suları ve limonata tercih edilen içecekler arasındadır ancak şeker oranları yüksek olduğundan çok tüketilmesi sakıncalıdır. Ramazan boyunca vücutta oluşan su kaybının telafisi için günlük 2- 2,5 litre su içilmeli ve sulu gıdaların tüketimine önem verilmelidir. İçecek tercihlerinde ise, kahve ve asitli içecekler yerine çay, ıhlamur ya da meyve çaylarının tüketilmesi önerilir.

Bayramla beraber tekrar düzenli beslenme sistemine dönmek gerekmektedir. Bayram süresince ara öğünler atlanabildiği için kilo artışı da yaşanabilir. Bu sebeple bayram süresince besinlerin dengeli tüketilmesi gerekir. Gereğinden fazla et ve tatlı yenildiyse, günün geri kalanında meyve, salata, sebze gibi besin değeri yüksek ancak kalorisi düşük besinler tüketilmelidir. Taze sebze ve meyve sağlıklı bir vücut için gerekli olduğu kadar, tok tutma özelliğine de sahiptir. Her 3 saatte bir yapılan küçük öğünler, sindirim sistemini yormadan metabolizmanın hızlanmasını kolaylaştırmaktadır.

Doğru beslenerek mide ve bağırsak hastalıklarını engelleyin

Sindirim sistemi ağızda başlayıp, bağırsaklarda son bulur. Sindirim sisteminin düzenli çalışması metabolizmayı düzenler ve oluşabilecek hastalıkların da önüne geçilebilir. Doğru beslenildiği takdirde gastrit, ülser, reflü, kabızlık ve ishal gibi hastalıklar da engellenebilir. Bu nedenle yediğimiz gıdaların miktarı ve zamanı önemlidir. Mideyi gereğinden fazla yormak sindirimi zorlaştıracağı için, kızartma gibi yağlı, şekeri fazla şerbetli tatlıları, baharatlı, katkı maddesi yüksek hazır yiyecekleri, tuzu yüksek salamura besinleri mümkün olduğu kadar tüketmemek gerekmektedir. Daha hafif ve sağlıklı olması açısından yiyeceklerin haşlanarak, ızgara ya da fırında pişirilerek hazırlanması önerilir.

Bayram süresince fiziksel aktivite olarak her gün 30 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Fiziksel aktivitenin; bağırsak hareketlerini arttırdığı, kan şekerini ve kolesterolü azalttığı, kilo vermeye ve formu korumaya yardımcı olduğu unutulmamalıdır.

Bayramda tatlıya "dur" demenin 7 yolu

Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, "Kültürümüzde akrabaların, büyüklerin, dostların ve tüm güzelliklerin bir araya gelmekde olduğu ve bütün sene beklenen bayram dönemi şüphesiz ki sağlıklı bir metabolizma ile var olabiliyor.

 Hem bayramda hem de günlük yaşantınızda sağlığınızdan olmamak için çok tatlı tüketiminden kaçınmakta fayda var" diye belirtti .

Diyetisyen Torluoğlu, bayramda tatlıya "dur" demenin 7 yolunu söyledi .

1.BAYRAM SABAHI KAHVALTIYI ASLA ATLAMAYINKahvaltı her vakit öğünlerin kralı. Vücuda sağladığı fayda açısından yerini başka hiçbir öğün tutmuyor. Hele ki Ramazan'da bir ay boyunca tutulan orucun peşinden uzmanlar "güne kesinlikle kahvaltı ile başlayın" ikazı yapmaktadır . Kahvaltı, bugün sürekli bir şeyler yeme ve tatlı tüketme ihtiyacının da önüne geçmeyi sağlıyor. Günün proteinden en yüksek öğünü olan kahvaltı içeriğindeki yoğun aminoasit birleşimiyle beraber gün boyunca yüksek enerjiyi ve tok kalmayı destekliyor. Bayram sabahı çeşitli peynirler, yağsız bir yumurta ve bol yeşillikler eşliğinde yapılacak olan bir kahvaltı hem enerji seviyenizin yükselmesine yardımcı olacak hem de ikramlarda hayır diyemeyeceğiniz birden fazla tatlıya "dur" diyebilmenize.

2 AKŞAM MUTLAKA PROBİYOTİK YOĞURT VEYA KEFİR TÜKETİNBayram sabahından evvelki akşam, yatmadan iki saat evvel 1 kutu probiyotik yoğurt ya da bir bardak kefir tüketmek faydalı. Probiyotik yoğurt ve kefir, Ramazan dönemiyle beraber yavaşlamaya önceki sindirim sistemini hareketlendiriyor, mide ve bağırsakları yavaş yavaş günlük tempoya alıştırıyor ve içeriğindeki proteinlerle beraber tok tutarak tatlılara karşı daha rahat karşı koymanızı sağlıyor. Bayramda ve sonrasındaki birkaç hafta uygulayacağınız bu yöntem, daha rahat hissetmenize yardımcı olacak.

3.TATLIYI ARA ÖĞÜNLERE KAYDIRINBayramda tatlı, şekerleme eksik olmaz şüphesiz hatta bayram deyince ilk akla onlar gelir. Ama evvel sağlığınızı düşünerek hareket etmelisiniz. Özellikle de kilolu ve şeker hastalığına yatkın kişilerde kan şekeri aşamasında belli yükselmeye sebep olabildiğini aklınıza getirerek çoğu ikramı hiç tereddütsüz kibarca geri çevirebilirsiniz. Örneğin bayram sofrasında öğle ve akşam yemeğinin hemen peşinden tatlı tüketmeyip bu hakkınızı ara öğünlere bırakabilirsiniz. Şerbetli ve unlu tatlılar yerine ikram seçenekleri arasında varsa tercihinizi sütlü tatlıdan yana kullanabilir ve sonraki ziyaretleri de düşünerek ikram edilen miktarın ölçüsünü yarıya indirerek tüketebilirsiniz.

4.MATE ÇAYI İLE KAN ŞEKERİNİZİ DENGELEYİNVücutta kan şekeri seviyelerini dengelemesi ve vücuttan su atılımını kolaylaştırması ile öne çıkan mate çayı, aynı dönemde tok tutucu özelliğe sahip. Tatlıların çekiciliğine dur demeye de fayda sağlıyor. Zencefil, kekik ve tarçın ilavesi ile günde İkinci fincan tüketeceğiniz mate çayı, hem kan şekerinizin dengelenmesine hem de tatlılara rahatça karşı koymanıza fayda sağlayabilir.

5 .ZİYARETE BOŞ MİDEYLE GİTMEYİNUzun saatler aç kalan metabolizmada kan şekeri düşüyor ve iştahınızın daha da açılmasına sebep oluyor. Hal böyle olunca ikramlarda seçimlerinizi kontrol etmeniz de güçleşiyor. Bu sebepten ötürü enerji değeri düşük ama sizi tok tutabilecek gıdalara yönelmeniz fayda sağlayacak. 10 tane badem-fındık veya 4 yarım cevizi 1 bardak ayran ya da 1 kase kaymaksız yoğurt ile tüketebilirsiniz. Yine yazın su oranı yüksek meyveleri tercih edin, tabii ölçüyü kaçırmamak koşulu ile… Veya arada yenilen yeşilliklerle dolu salatalar bu seçimlere örnek oluşturabiliyor.

6.AKILLI SEÇİMLER YAPINZiyaretlerin art arda sıralandığı bayram günlerinde seçiminizi doğru yönlendirmeniz lazım geliyor . Ziyaretlerden birkaçında tercihinizi yalnızca şekersiz kahve ya da çay eşliğinde değerlendirmeniz faydalı. İkram seçenekleri arasında yeşil çay ve ayran geçiyorsa kesinlikle ortam verin. Gün içinde aşırıya kaçmamak şartıyla tüketeceğiniz sıvı besinler, hem tatlı ikramını geri çevirmeye hem de çok enerji alımına dur demenize katkı sağlayacak.

7.TEMPOLU YÜRÜYÜŞ TATLI İSTEĞİNİ AZALTIYORYapılan çalışmalar gösteriyor ki; hareketlilik ve yürüyüş insülin denilen şeker metabolizmasından sorumlu hormonun duyarlılığını artırıyor. Gün içerisinde gercekleşen en az yarım saatlik bir yürüyüş, vücudumuzda mutluluk hormonu olan endorfin hormonu salgısını da artırıyor ve tatlı isteğini azaltıyor. 45-50 dakikalık tempolu yürüyüş vücudumuzdaki şeker metabolizması adına da bir hayli mühim bir süreç oluşturuyor.

Survivor Turabi Sabit Kanca filminde.



Survivor yarışmasıyla adını duyuran Turabi Çamkıran ilk sinema filmi Sabit Kanca 2 için kamera karşısına geçti.

Çamkıran bu fotoğrafını '"YOK ARTIK DEVE" oldu "YOK ARTIK EŞŞEK' notuyla paylaştı.

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | coupon codes