çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Doğum Yardımı Nasıl Alınır, Kimler Doğum Yardımı Alabilir

Yürürlükteki aile paketinin en önemli başlıklarından biri olan doğum yardımı nedir? Doğum yardımından nasıl faydalanılır, doğum yardımı başvuru şartları nelerdir? Doğum yardımına kimler başvurabilir? Tüm bu soruların yanıtını Meydan gazetesi yazarı Dr. Mehmet Bulut veriyor...

Yasalaşarak yürürlüğe giren Aile Paketi'nin en önemli maddelerinden birisi de doğum yardımı. Peki, doğum yardımı nedir? Kimler, nasıl yararlanacak? Meydan Yazarı Dr. Mehmet Bulut yazdı...

Doğum yardımı hem memurlar hem de işçiler için farklı şekilde uygulanmakta iken yürürlüğe giren Aile Paketi ile uygulamada birliktelik sağlandı. Artık devlet, işçi-memur ayrımı olmaksızın herkese doğum yardımı yapacak.

Ancak uygulanacak paketin yürürlük tarihi ve tutarları açısından bazı soru işaretleri mevcut.

Ayrıca başta belirtelim ki Devletin asli görevi, ailelere doğum başına para vermekten öte dünyaya getirdikleri çocuklara güzel bir gelecek sağlamaktır. Bunun için de hem kişi başına milli gelirin artırılması hem de yaşanabilir bir ortam sağlanması gerekmekte. Ama ne yazık ki şu an itibariyle bu imkânların çok gerisindeyiz.

Bugün sizin doğum yardımından faydalanacaklar, şartları, tutarı, çocuk sayısı, kârda veya zararda olanlar hakkında kafanızdaki soruları gidermeye çalışacağım.

Doğum Yardımından Kimler Yararlanacak?

Öncelikle doğum yardımından tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yararlanabilecek. Bunun yanı sıra doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve bunların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları da doğum yardımından yararlanmak için başvuruda bulunabilecekler.

Yani ülkemizde yaşayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancı çiftlerin doğum yardımından yararlanması söz konusu değil.

Peki, çiftlerden birisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, birisi yabancıysa ne olacak?

Bu durumda da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan anne veya babaya doğum yardımı yapılacak.

Şayet hem anne hem de baba Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise doğum yardımı sadece anneye yapılacak. Yani gerçekleşen doğum nedeniyle hem anneye hem babaya ayrı ayrı doğum yardımı yapılmayacak.

Ayrıca doğum yardımında Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK'ya) kayıtlı olma gibi bir şart yok. Doğum yardımı ödenmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan nüfus kayıtları esas alınacak.

Doğum Yardımının Tutarı Ne Kadar?

Öncelikle belirtelim ki doğum yardımından faydalanılabilmesi için doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Yani çocuğun canlı olarak dünyaya gelmesi şart. Şayet düşük nedeniyle doğum gerçekleşmemişse doğum yardımı alınamayacak. Buna karşın çocuk sağ olarak doğmuş ancak kısa süre sonra hayatını kaybetmişse yine de doğum yardımı alınabilecek. Umarım bu ihtimal kimsenin başına gelmez ve herkes çocuğunu sağlıklı bir şekilde kucağına alır.

Bu şekilde canlı doğan birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 TL doğum yardımı yapılacak.

Bu tutarları artırmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı müştereken yetkili. Yani bahsedilen tutarların ilerleyen dönemlerde artması da mümkün. Zaten söz konusu tutarlar Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça düşük kalmakta.

Doğum Yardımında Kim Kârda Kim Zararda?

Doğum yardımı daha önceden memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre yapılmaktaydı. Ancak Aile Paketiyle 657 sayılı kanundaki doğum yardımı da yürürlükten kaldırıldı.

Eski düzenlemeye göre devlet memurlarına 2015 yılı için doğum yardımı olarak 198,27 TL ödeniyordu. Ayrıca doğum yardımı çocuk sayısına göre değişmiyordu. Yeni düzenlemeye göre, doğacak birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve daha sonraki çocuklar için ise 600 TL doğum yardımı ödenecek. Bu durumunda memurlar için, doğum yardımı; birinci çocuk için 101,83 TL, ikinci çocuk için 201,83 TL ve sonraki her çocuk için 401,83 TL daha fazla yapılmış olacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilerden, kapsamında bulundukları bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre doğum nedeniyle işçiye bir ödeme yapılması kararlaştırılmışsa ve kararlaştırılan tutar Aile Paketindeki tutarlardan az ise aradaki fark kendilerine ödenecek.

Özel sektörde çalışanların durumu ise farklı. Özel sektördeki bir işçi doğum yaptığında patronu iş sözleşmesine dayanarak doğum yardımı yapabiliyordu. Bundan sonra patronlar nasıl olsa devlet yardımda bulunuyor diyerek doğum yardımı yapmama yolunu seçebilirler.

15 Mayıs'tan Önce Doğum Yapmayın

Doğum yardımında önemli bir nokta bulunmakta. Aile Paketinde yer alan doğum yardımı yasalaşmasına karşın şu an uygulanmıyor. Sebebi ise garip bir karar ile yürürlük tarihinin 15 Mayıs 2015 olarak belirlenmesi. Dolayısıyla 14 Mayıs ve öncesinde doğum yapacaklar ne yazık ki doğum yardımı alamayacak. O yüzden imkanınız varsa doğum tarihinizi buna göre belirleyin…

Uygulamaya ilişkin detaylı bilgi almak isteyenler, ücretsiz hizmet sunan “Alo 144 Sosyal Yardım Hattı”nı arayabilir veya aile ve sosyal politikalar il müdürlüklerine başvurabilir.
MeydanGazetesi.com.tr

HAFTA SONU KAHVALTILARINI BABALARIYLA HAZIRLASINLAR!

Bilimsel araştırmalar, çocukların beden ağırlığı ortalamalarında geçen yüzyıl içinde neredeyse, yüzde yüz oranında bir artış yaşandığını ve buna bağlı olarak bu yaşlarda bile eklem problemlerine, kalp-damar ve tip 2 şeker hastalıklarına, kansızlık, yüksek tansiyon ve diş çürümesi risklerine açık olduklarını gösteriyor. Dolayısıyla, anne faktörünün her şeyde olduğu gibi beslenme konusunda da nasıl öne çıktığını görüyoruz. Önce anne sütüyle beslenme sonra da sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazanabilmeleri için, önce bizim sağlıklı yaşamın sırlarını iyice öğrenmemiz ve öğrendiklerimizi yaşamımıza uygulamamız şart. Ha unutmadan, "Bizim bey falanca yemeği sevmiyor, ben de pişirmiyorum" dediğinizde çocuklar da babayı model alabiliyorlar. Bu nedenle anneler kadar babaların da örnek olduğunu, hiç değilse hafta sonu kahvaltılarını babaların çocuklarıyla birlikte hazırlamalarının, olaya farklı renkler ve boyutlar katacağını hatırlatırım...
alıntı

Çocuklar eğlenerek de yemek zevki kazanabilir!


Biz anneler sürekli olarak çocuklarımızı doğru ve yeterli besleyip besleyemediğimiz konusunda endişe duyarız. Bu endişe çevresel baskıların da etkisi ile bir çığ gibi büyür. Bir de bakmışsınız ki, yemek saatleri hem siz hem de çocuğunuz için işkenceye dönüşmüş. Bunu engellemek elimizde... Nasıl mı?

Dr. Sibel Özilgen'in, "Eğlenceli Beslenme Kitabı" adlı eseri, çocuklara, ailelere ve eğitimcilere aktivitelerle beslenme eğitimi kazanmaları için fırsat tanıyor. Kitabın ilk ölümünde beslenmenin ve beslenme eğitiminin temel unsurlarını, ikinci bölümünde bu bilgileri çocuğa aktarmakta kullanabileceğiniz katılımcı aktiviteleri, son bölümünde ise çoğunu çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz kolay ve sağlıklı yemek tariflerini buluyorsunuz... Kitaptan yola çıkarak, biz de okul öncesi dönemde beslenmenin temel ilkelerini doğru bilmenin ve bunları çocuklarımıza doğru metotlarla aktarabilmenin keyfini nasıl çıkarabileceğimizi Özilgen'den dinliyoruz...

EĞLENEREK BESLENMENİN İPUÇLARI
Okul öncesi çağdaki çocuklar öğrenmeye açık ve istekli olurlar. Ve duyduklarından çok gördükleri, dokundukları, test edebildikleri şeyleri; kısacası birebir yaşadıklarını öğrenirler, hatırlarlar ve taklit ederler. Bu yaşlarda alınan eğitimin sonucunda geliştirilen alışkanlık ve davranışların büyük bölümü yetişkinlik dönemine de taşınır. Erken yaşlarda verilecek doğru beslenme eğitimi, çocukların sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları edinmelerinde ve bunu hayatları boyunca uygulamalarında yardımcı olur.

Yapılması gereken en önemli şey, onlara daha çok küçükten doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak... Çocuk, yetişkinlik yıllarına taşıyacağı beslenme davranışlarının büyük bir kısmını okul öncesi çağlarda geliştirir. Çocuğun doğru beslenme davranışı geliştirmesi kısa vadede yemek seçmesini, orta ve uzun vadede ise yanlış beslenmeye bağlı sağlık problemleri yaşamasını engeller. Peki, bunu nasıl yapacağız? İşte burada ayna bize doğru dönüyor. Çocuğun beslenme alışkanlıkları edinmesinde ailenin ve gittiği okul öncesi kurumdaki eğitmenlerin beslenme bilinç ve davranışları çok önemlidir. Çocukların doğru ve sağlıklı beslenme davranışları kazanmalarında benimsenmesi gereken temel unsurlar eğitim, olumlu yaklaşım, sabır ve zamandır.

DOĞRU MODEL OLUN!
Çocuğunuzun kısa vadede yemek seçme problemini hallederken, yetişkinliğine de taşıyacağı doğru beslenme davranışları geliştirmesini sağlayacak bazı kurallar vardır. Her şeyden önce çocukların model aldığı, iyisiyle kötüsüyle davranışlarını taklit ettiği ebeveynler ve eğitmenler doğru modeller olmalıdır. Kısacası, biz kendi beslenme alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı gözden geçireceğiz. Örneğin; biz yemek seçiyorsak, emin olun ki çocuğumuz da yemek seçecektir.

SOFRAYA BİRLİKTE OTURUN!
Evde ve okulda yemek saatlerini düzenli hale getirmeli, mümkün olduğu kadar öğün atlamamaya ve sofraya birlikte oturup birlikte kalmaya çalışmalıyız. Yemek yerken sakin ve huzurlu bir ortam yaratmalı, kesinlikle televizyon vb. seyretmemeliyiz. Kahvaltı çok önemli bir öğündür, mutlaka kahvaltı etmeye özen göstermeliyiz. Çocuğu eline tutuşturulmuş bir simitle okuluna yollamak yerine, sabah biraz erken kalkıp birlikte dengeli hazırlanmış kahvaltı etmeye çalışmalıyız. Yemeği ceza veya ödül konusu yapmamalıyız. Bir yemeği yedirebilmek için bir başka yiyeceği ödül olarak ortaya koymak; çocukta iyi yiyecek-kötü yiyecek kavramının gelişmesine neden olur. Çocuğu yeni tadlar denemeye teşvik etmeli ama asla zorlamamalıyız. Tatları mümkün olduğunca basit tutmalıyız. Yiyeceklere dokunmalarına izin vermeliyiz. Ona olan sevgimizi tehdit unsuru olarak kullanmamalıyız, yani "Yemeğini yemezsen seni sevmem" gibi cümleler kurmamaya özen göstermeliyiz. Çocuğa yiyebileceği kadar yemeği tabağına kendisinin almasını öğretebiliriz. Doyduğu halde yemeğini bitirmeye zorlamak çocuğun tepki vermesinin yanı sıra, zaman içinde porsiyonların büyümesine de neden olur. Yasaklar cazip kılar, hiçbir yiyeceği yasaklamamalı ancak eve sağlıklı yiyecekleri almaya özen göstermeli ve bunları çocukların ulaşabileceği yerlere koymalıyız. En etkin öğrenme yöntemi aktif katılımdır. Çocuklarımızla birlikte eğlenceli deneyler ve aktiviteler yapabilir, mutfakta bize yardım etmesine izin verebiliriz. Vee bütün bunları zorunluluk olarak değil, hayatın doğal akışı içinde yapmalıyız. Sakin ve sabırlı olmalıyız. Bunun bir süreç olduğunu ve zaman alacağını unutmamalıyız.

BESLENME EĞİTİMİNİN AMAÇLARI
- Çocukları farklı besin grubundaki yiyeceklerle tanıştırmak.
- Çocuklarda bazı yiyeceklere karşı oluşabilecek ön yargı ve tepkiyi önlemek.
- Çocukların sağlıklı ve sağlıksız yiyecekleri birbirlerinden ayırt edebilme yetisini geliştirmek.
- Çocuklara sağlıklı olmak ve doğru beslenme alışkanlığı arasındaki ilişkiyi göstermek.
- Çocuklara ileriki yaşlara da taşıyacağı doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak.

DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME NEDİR?
Çocuklar sağlıklı büyüyebilmek ve sağlıklı kalabilmek için gerekli besinleri ancak değişik yiyecek gruplarından alabilirler. Ne yazık ki, gerekli bütün besinlerin hepsini içinde barındıran tek bir yiyecek yoktur. Yiyecekler; tahıllar, sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, et ürünleri ve baklagiller, yağ ve şekerler olmak üzere beş gruba ayrılırlar. Ve çocukların dengeli beslenmek için bu grupların hepsinden tüketmeleri gerekir. Tüketirken ise dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, "gıda piramidi"nin en tepesinde bulunan şeker ve yağlardan en az, "gıda piramidi"nin tabanında bulunan tahıl gruplarından ise en fazla tüketilmesi gerektiğidir. Ayrıca, günlük tüketim miktarı fiziksel aktivite gözönünde bulundurularak ayarlanmalıdır. Doğru beslenmede önemli olan "ne kadar" değil, "neyi ne kadar" yediğimizdir. Hedefimiz doymak değil, doğru, yeterli ve sağlıklı beslenmektir. O nedenle de beslenmenin yetişkinler ve çocuklar tarafından, bir görev ve pazarlık konusu değil; stresten uzak, doğal bir eğlence olarak kabul edilmesi, hem yetişkinlerin hem de çocukların hayatını kolaylaştıracağı gibi, sağlıklı beslenme yönünde atılan önemli bir adımdır.

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | coupon codes