yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gürültü: Fark Etmeden Hayatımızı Çalan Katil

 

Gürültü: Fark Etmeden Hayatımızı Çalan Katil 

Hepimizin başına geliyor: Evde bir matkap sesi, trafikte korna çılgınlığı, gece kulübünden gelen bass titreşimleri… “Biraz katlanırız geçer” dediğimiz o sesler, aslında hayatımızı biz fark etmeden kısaltıyor!

Şehir Hayatı = Gürültü Cehennemi 

Avrupa’da yapılan araştırmalara göre 110 milyon insan zararlı gürültü seviyelerine maruz kalıyor. Yani sabah işe giderken trafikte sinir olduğun o korna sesi, sadece moralini değil kalbini de bozuyor. 💔

Sosyal medyada da millet isyan halinde:

  • “Yan daire matkapla evin temelini mi kazıyor anlamadım, sabah 8’de başladı!”

  • “İstanbul’da sessizlik aramak, çölde kar tanesi aramak gibi.”

  • “Gürültü öldürmüyor, öldürmek üzere delirtiyor!”

Sağlığımızla Oynuyor 📉

Bilim insanlarına göre gürültü sadece sinir bozucu değil; kalp krizi, stres, uykusuzluk ve depresyonun da başrol oyuncusu. Hatta Alzheimer riskini bile artırıyor. Yani gürültü = sessiz bir katil!

Doğa da İsyanda 🐦🐋

Kuşlar trafik gürültüsü yüzünden daha küçük doğuyor, balinalar sonar yüzünden yönünü şaşırıyor. Doğa adeta “Yeter artık susun!” diye bağırıyor ama kimse duymuyor.

Ne Yapacağız? 🙉

  • Kulaklıkla müzik açıp dünyayı sessize almak çözüm değil.

  • Şehirlerde “sessiz alanlar” şart.

  • Gürültü kirliliğini azaltmak, hem ruh sağlığımız hem de doğa için tek kurtuluş.


👉 Kısacası; gürültü sandığımızdan çok daha tehlikeli. Bir sonraki matkap sesi ya da gece boyunca çalan o araba alarmı… Belki de düşündüğünden daha zararlı.

Sana sorayım: Senin hayatında en dayanılmaz gürültü hangisi — komşunun matkabı mı, trafikteki kornalar mı, yoksa gece bitmeyen müzik sesleri mi?

Uzun Uçuşlarda Kokpit'te Neler Yapıyorlar?

 Pilotların Gizli Dünyası: Uzun Uçuşlarda Neler Yapıyorlar?

Gökyüzünde saatlerce süren yolculuklarda sadece yolcular değil, pilotlar da farklı bir tempoda zaman geçiriyor. Hep merak edilen soru şu: Onca saat kokpitte ne yapıyorlar? İşte havacılığın perde arkasından, biraz magazin tadında cevaplar…



🔎 Kontrol Manyaklığı
Sanıldığı gibi boş boş oturmuyorlar! Pilotlar sürekli sistem kontrolünde, hava trafiğiyle iletişimde ve en ufak hava değişimini bile takipte. Yani gökyüzünde gözlerini kırpmadan güvenliği sağlıyorlar.

😴 Gökyüzünde Gizli Dinlenme Odaları
Evet, filmlerde gördüğünüz doğru! Uzun uçuşlarda pilotlar sırayla crew rest denen mini odalara çekilip uyuyor. Küçük bir yatak, yumuşacık bir battaniye ve sessizlik… Gökyüzünün en gizli VIP alanı!

📚 Kitap Kurdu Pilotlar
Boş vakitlerinde bazıları havacılık dergilerini karıştırıyor, bazıları da kişisel zevklerine hitap eden kitaplara gömülüyor. Tabletlerinden havacılık haberleri ya da teknik makaleler takip edenler bile var.

🎧 Müzik Kaçamağı
Kokpitte değil ama dinlenme odasında kulaklıkla müzik dinleyen ya da sesli kitapla vakit geçiren pilot sayısı az değil. Belki de favori şarkıları eşliğinde bulutların üzerinde hayallere dalıyorlar.

Bol Bol Sohbet
Bir diğer “gizemli” detay ise kokpit sohbetleri. Uyanık kalmanın en keyifli yolu bu! Bazen uçuş anıları, bazen de günlük hayata dair eğlenceli muhabbetler…

🕹️ Gökyüzünde Hobi Zamanı
Sudoku, satranç, bulmaca… Hatta yeni bir dil öğrenme girişimleri! Bazı pilotlar küçük defterlerine notlar bile alıyor. Yani gökyüzünde sadece uçmuyorlar, kendilerini de geliştiriyorlar.


✈️✨ Kısacası, pilotların uzun uçuşlardaki dünyası göründüğünden çok daha renkli. Onlar için gökyüzü yalnızca bir iş alanı değil, aynı zamanda küçük kaçamaklarla dolu gizli bir yaşam alanı. 

Hostesler uzun yolculuklarda ne yapar?

Bikinili Deniz Kızları.

Bikiniden başka neyimiz varki?


DEVIN BRUGMAN VE NATASHA OAKLEY İNTERNETİN BİKİNİ GÜZELLERİ
BİKİNİDEN BAŞKA NEYİMİZ VAR Kİ

Her şey bundan iki yıl önce başladı. Avustralyalı iki arkadaş Devin Brugman ve Natasha oakley, Sidney'in banliyölerinden Maui, Hawai, California ve Meksika'ya uzanan bir yolculuğa çıkmaya karar verdiler. Ellerinde bavullarıyla... 

Ve bavullarında sadece çeşit çeşit bikiniler vardı...

2012 yazında çıktıkları bu yolculuk onları önce internet fenomeni haline getirdi sonra da bikini modasını yakından takip eden kadınların gözdesi...


Devin Brugman ve Natasha Oakley, işe birbirlerini bikinileriyle görüntüleyip sosyal medyada paylaşmakla başladılar.

Bu, o kadar ilgi çekti ki kısa sürede internetteki sosyal medya kullanıcıları onları tanıdı.Brugman ve Oakley, her gün giydikleri bikinilerin fotoğraflarını bu site aracılığıyla paylaşmayı sürdürdüler.






Nostalji Magazin

İç çamaşırsız sokakta salına salına gezdi.

Ünlü manken İç çamaşırı giymeyince...

Bütün meraklı gözler üzerine çevrildi. Manken ve oyuncu Amy Markham sokak kıyafetiyle şaşırttı.


Sereserpe uyuyan güzellerin o doğal halleri.





Onlarında uykusu gelir abisi.

Doğum Yardımı Nasıl Alınır, Kimler Doğum Yardımı Alabilir

Yürürlükteki aile paketinin en önemli başlıklarından biri olan doğum yardımı nedir? Doğum yardımından nasıl faydalanılır, doğum yardımı başvuru şartları nelerdir? Doğum yardımına kimler başvurabilir? Tüm bu soruların yanıtını Meydan gazetesi yazarı Dr. Mehmet Bulut veriyor...

Yasalaşarak yürürlüğe giren Aile Paketi'nin en önemli maddelerinden birisi de doğum yardımı. Peki, doğum yardımı nedir? Kimler, nasıl yararlanacak? Meydan Yazarı Dr. Mehmet Bulut yazdı...

Doğum yardımı hem memurlar hem de işçiler için farklı şekilde uygulanmakta iken yürürlüğe giren Aile Paketi ile uygulamada birliktelik sağlandı. Artık devlet, işçi-memur ayrımı olmaksızın herkese doğum yardımı yapacak.

Ancak uygulanacak paketin yürürlük tarihi ve tutarları açısından bazı soru işaretleri mevcut.

Ayrıca başta belirtelim ki Devletin asli görevi, ailelere doğum başına para vermekten öte dünyaya getirdikleri çocuklara güzel bir gelecek sağlamaktır. Bunun için de hem kişi başına milli gelirin artırılması hem de yaşanabilir bir ortam sağlanması gerekmekte. Ama ne yazık ki şu an itibariyle bu imkânların çok gerisindeyiz.

Bugün sizin doğum yardımından faydalanacaklar, şartları, tutarı, çocuk sayısı, kârda veya zararda olanlar hakkında kafanızdaki soruları gidermeye çalışacağım.

Doğum Yardımından Kimler Yararlanacak?

Öncelikle doğum yardımından tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yararlanabilecek. Bunun yanı sıra doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve bunların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları da doğum yardımından yararlanmak için başvuruda bulunabilecekler.

Yani ülkemizde yaşayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancı çiftlerin doğum yardımından yararlanması söz konusu değil.

Peki, çiftlerden birisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, birisi yabancıysa ne olacak?

Bu durumda da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan anne veya babaya doğum yardımı yapılacak.

Şayet hem anne hem de baba Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise doğum yardımı sadece anneye yapılacak. Yani gerçekleşen doğum nedeniyle hem anneye hem babaya ayrı ayrı doğum yardımı yapılmayacak.

Ayrıca doğum yardımında Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK'ya) kayıtlı olma gibi bir şart yok. Doğum yardımı ödenmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan nüfus kayıtları esas alınacak.

Doğum Yardımının Tutarı Ne Kadar?

Öncelikle belirtelim ki doğum yardımından faydalanılabilmesi için doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Yani çocuğun canlı olarak dünyaya gelmesi şart. Şayet düşük nedeniyle doğum gerçekleşmemişse doğum yardımı alınamayacak. Buna karşın çocuk sağ olarak doğmuş ancak kısa süre sonra hayatını kaybetmişse yine de doğum yardımı alınabilecek. Umarım bu ihtimal kimsenin başına gelmez ve herkes çocuğunu sağlıklı bir şekilde kucağına alır.

Bu şekilde canlı doğan birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 TL doğum yardımı yapılacak.

Bu tutarları artırmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı müştereken yetkili. Yani bahsedilen tutarların ilerleyen dönemlerde artması da mümkün. Zaten söz konusu tutarlar Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça düşük kalmakta.

Doğum Yardımında Kim Kârda Kim Zararda?

Doğum yardımı daha önceden memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre yapılmaktaydı. Ancak Aile Paketiyle 657 sayılı kanundaki doğum yardımı da yürürlükten kaldırıldı.

Eski düzenlemeye göre devlet memurlarına 2015 yılı için doğum yardımı olarak 198,27 TL ödeniyordu. Ayrıca doğum yardımı çocuk sayısına göre değişmiyordu. Yeni düzenlemeye göre, doğacak birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve daha sonraki çocuklar için ise 600 TL doğum yardımı ödenecek. Bu durumunda memurlar için, doğum yardımı; birinci çocuk için 101,83 TL, ikinci çocuk için 201,83 TL ve sonraki her çocuk için 401,83 TL daha fazla yapılmış olacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilerden, kapsamında bulundukları bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre doğum nedeniyle işçiye bir ödeme yapılması kararlaştırılmışsa ve kararlaştırılan tutar Aile Paketindeki tutarlardan az ise aradaki fark kendilerine ödenecek.

Özel sektörde çalışanların durumu ise farklı. Özel sektördeki bir işçi doğum yaptığında patronu iş sözleşmesine dayanarak doğum yardımı yapabiliyordu. Bundan sonra patronlar nasıl olsa devlet yardımda bulunuyor diyerek doğum yardımı yapmama yolunu seçebilirler.

15 Mayıs'tan Önce Doğum Yapmayın

Doğum yardımında önemli bir nokta bulunmakta. Aile Paketinde yer alan doğum yardımı yasalaşmasına karşın şu an uygulanmıyor. Sebebi ise garip bir karar ile yürürlük tarihinin 15 Mayıs 2015 olarak belirlenmesi. Dolayısıyla 14 Mayıs ve öncesinde doğum yapacaklar ne yazık ki doğum yardımı alamayacak. O yüzden imkanınız varsa doğum tarihinizi buna göre belirleyin…

Uygulamaya ilişkin detaylı bilgi almak isteyenler, ücretsiz hizmet sunan “Alo 144 Sosyal Yardım Hattı”nı arayabilir veya aile ve sosyal politikalar il müdürlüklerine başvurabilir.
MeydanGazetesi.com.tr

Gençler arasında cinsel içerikli mesajlaşma artıyor.

BBC'nin Newsnight programında yayınlanan bir kamuoyu araştırmasının sonuçları, İngiltere'de 18 yaşın altındaki her 10 gençten altısının cinsel içerikli mesajlaşma yaptığını ortaya koydu.

Cinsel içerikli mesajlaşma yapan gençlerin yüzde 58’i, mesajı erkek veya kız arkadaşlarına gönderdiklerini söylerken üçte biriyse sanal alemde tanıştıkları kişilere göndermiş.

NSPCC Genel Müdürü Peter Wanless ‘seks mesajlaşmasının’ git gide yaygınlaştığını söylüyor. Wanless anket sonuçlarının, cinsel içerikli mesajlaşmanın ergenlik çağındaki gençler arası ilişkilerin bir özelliği olmaya doğru gittiğini gösteridiğini söylüyor. Wanless, ilişki içindeki gençlerin kendilerine ait cinsel içerikli bir görüntüyü paylaşmaları gerektiği yönünde bir anlayışın oturmaya başladığını belirtiyor.

Gönderenlerin yarısından fazlası erkek ya da kız arkadaşına göndermiş. Anket kapsamında NSPCC ve Childline İngiltere ’nin farklı yerlerinden 450 gençle görüştü. Cinsel içerikli mesajlama yapan gençlerin yüzde 58’i, mesajı erkek veya kız arkadaşlarına gönderdiklerini söylerken üçte biriyse sanal alemde tanıştıkları ama gerçek hayatta hiç tanımadıkları kişilere gönderdiklerini belirtiyor. Yüzde 15’iyse mesajları bir yabancıya göndermiş.

Mesajla görüntü paylaşanların yüzde 20’si mesajın gönderilmesinden sonra bunların başkalarıyla da paylaşıldığını söylerken yüzde 28’iyse bunların başkalarıyla paylaşılıp paylaşılmadığını bilmediklerini belirtiyor.

İngiltere’de yasal olarak cinsel ilişkiye başlama yaşı 16. Ancak 18 yaş altındaki birinin ‘uygunsuz’ fotoğraflarının çekilmesi, bulundurulması veya paylaşılması yasadışı ve bunu yapmak suç kapsamına giriyor.

İngiltere Polis Müdürleri Derneği (Acpo) yetkilileri çocukların seks mesajlaşması nedeniyle ceza alması olasılığının son derece düşük olduğunu bildirdiler.

İSTİSMAR TEHLİKESİ

Newsnight’a konuşan 19 yaşındaki Daniel, “Okuldayken bana bir fotoğraf yollanmıştı” diyor. Bermondsey’daki bir gençlik merkezinde Newsnight’a konuşan Daniel sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir sonraki gün bu kızla aramızda bir tartışma oldu. Fotoğrafla ilgili değildi, başka bir şeyle ilgiliydi. Çok sinirlendim. Fotoğrafı her yere yolluyordum. Daha sonra kendimi kötü hissettim. O gün bugündür benden nefret ediyor ama mesele bu değil. Her şeyden önce ben bunu yapmamalıydım.”

17 yaşındaki Taylor Weekes ise genç kızların dikkat çekmek için bu mesajlaşmaları yaptıklarını ancak bunun yanlış bir yöntem olduğunu söylüyor.

Ulusal Suç Ajansı’nın Çocuk Sömürüsü ve Online Koruma Merkezi’nin (Ceop) 2012 verilerine göre 12 ila 15 yaş arasındaki çocukların yüzde 62’sinin cep telefonu bulunuyor.

Bu rakamın 2013 sonuna kadar daha da artması bekleniyor.

Uzmanlar artık en ucuz telefonların dahi kamera özelliğinin bulunduğunu ve birçok telefonun da internete bağlanabilmesi nedeniyle bu tür mesajlaşmaların kolaylaştığını söylüyor.

Ceop bu görüntülerin ‘yanlış ellere’ düşebileceği konusunda kaygılı. Ceop’un eğitim bölümünün müdürü Jonathan Baggaley şunları söylüyor: “Gördüğümüz şu ki, istismarcılar bu durumu kötüye kullanıyor, genç insanlardan görüntüleri alıyor ve sonra onlara ‘benim için daha fazlasını yapmazsan bunları ailene ve arkadaşlarına göndereceğim’ diyerek şantaj yapıyor.”


İstismar tehlikesinden dolayı hükümete, genç insanların bu paylaşımların yaratacağı olası tehlikelerle ilgili daha fazla eğitilmeleri yönündeki çağrılar artıyor.

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | coupon codes